Hakkında

Türkiye’de çoğu üniversitelerin bünyesinde ve bazıları da başka kuruluşlarca olmak üzere çok sayıda akademik dergi yayımlanmaktadır. Bu dergilerin büyük bir emek mahsulü olduğu ve bir ihtiyacı karşıladığı kuşkusuz olmakla birlikte bir kısmının da üniversite öğretim üyelerinin akademik yükselmeler için ihtiyaç duyduğu makaleleri yayımlamakla ve asgari şartları yerine getirmekle yetindikleri bilinmektedir. Bu ihtiyacı da dışlamamakla birlikte uzun yıllar bu alanda yayın yapma tecrübesiyle Türk edebiyatı araştırmalarında ortaya konulan sonuçları bu alana ilgi duyan kimselerle paylaşmak amacıyla hareket eden bir dergi çıkarmaya karar verdik.

Yahya Kemal bir yazısında tenkitçilerin eski eserleri sık sık hatırlatmasını bu edebiyatçılar için bir şans olarak nitelendirmektedir. “Edebî cereyanları şedîd olan Frenk memleketlerinde, edebiyat nigehbân olan münekkitler eski eserleri muttasıl hatırlıyor, tekrar tattırıyor, okutuyorlar. Biz böyle güzide bir münekkit zümresinden mahrumuz. Bunun için hepimiz, hatta en güzidelerimiz bile ilk kıraatlerin lezzetiyle yaşıyorlar.”[*]

Gerçekten de Batı edebiyatlarında kıyıda köşede kalan yazarlara varıncaya kadar hepsinin eserleri derlenip yayımlanmıştır. Bu yazarlar üzerinde her nesil yeni araştırmalar ve yeni yöntemler ışığında bu eserlerle ilgili yeni okumalar yapmaktadırlar. Böylece ülkenin eski yazarları bile daima taze kalmaktadırlar. Ne yazık ki bizde eski yazarlara duyulan ilginin gittikçe azalması bir tarafa, araştırmacılar kendi meslektaşlarını bile takip etmemektedirler. Adeta herkesin ilgisi kendi araştırma alanıyla sınırlanmış gibidir. Bu kapanmışlığı kırmak en önemli amaçlarımızdan biri olacaktır.

Türkiye’de yayımlanan edebiyatla ilgili dergilerin hemen tamamının bu edebiyatın bütün alanlarıyla ilgili oluşuna mukabil, Yeni Türk Edebiyatı adıyla ilk sayısını takdim ettiğimiz bu dergi, adının da işaret ettiği gibi, Tanzimat’tan sonraki Türk edebiyatı ile ilgili akademik yazılara, vesikalara, kitap tanıtımlarına yer verecektir. Bu arada yeni Türk edebiyatı derken sadece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde oluşan edebiyatı kastetmediğimizi, Türkiye dışında yaşayan Türk topluluklarının edebiyatları hakkındaki incelemelere de sayfalarımızın açık olduğu belirtmek isteriz.. Bunun sebebi yeni Türk edebiyatının bir bütünlük taşıdığı veya başka bir deyişle modernleşmenin bütün Türk dünyasıyla ilgili bir olgu niteliğinde olduğu düşüncesinin benimsememizdir. Türk dünyası bu yıllarda yeni bir kültür oluşumuna girmiştir. Gaspıralı İsmail Bey’in Tercüman gazetesi bütün Türk dünyasını yepyeni bir uyanışa sokmuştur. Bu dönemin Türkiye’deki yazarları Rusya idaresindeki Türklerle temas halindedir. Aynı durum Türk edebiyatının Rusya’daki Türkler arasında yayılmasına da yol açmıştır. İstanbul’da eğitime gelenlerin başlattıkları fikir ve kültür hareketleri, Rus ihtilalinden sonra Türkiye’ye gelenlerle daha da artmıştır. Bu alış veriş Türkiye Türkçesini, bütün Türk dünyasının dili haline getirecek bir teşebbüsün başlangıcıdır. Türk dünyasının çeşitli merkezlerinden gelen birçok bilim adamı, kültür tarihimizde saygıyla anılan yerlerini kazanmışlardır. Türk düşünce ve kültür hayatında bunların etkileri çok geniştir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonraki ilişkilerde, bir önceki faaliyetler de hatırlanmakla kalmamış, doğrudan ilişkiler başlamıştır.

Dergide araştırma ürün akademik yazılara yer verileceği gibi, bu tip çalışmaların tanıtımına da yer verilecektir. Eskiden parmakla sayılacak kadar az olan bu incelemelerin sayısı günümüzde bir hayli artmıştır. Yeni araştırma ve inceleme eserlerinin tanıtım ve değerlendirmesini yapan veya eleştiren yazılara dergimizin sayfaları her zaman açık olacaktır. Önümüzdeki sayılarda Yeni Türk Edebiyatı araştırmacılarının birbirlerinin araştırmalarından haberdar olabilecekleri sürekli bir iletişim ortamı kurmak da amaçlarımızın arasındadır.

Dergide araştırma ve inceleme ürünü akademik yazıların yanı sıra henüz ortaya çıkmamış, birinci elden vesikalar da yayımlamayı hedefliyoruz. Özellikle Türk edebiyatının çeşitli dönemleri ve şahsiyetleri ilgili yeni bilgiler veren mektuplar ve arşiv belgeleri dergimizde yer bulacaktır. İlk sayımızdaki bazı vesikalara bu çerçevede yer verilmiştir. Bu bölümde neşredilecek belgeler, işlenmiş, kısmen işlenmiş veya ham malzeme olarak bulunacaktır. Bu hedefi benimseyen dergimizin, belgeleri ihtiyacı olanların hizmetine sunma işlevini yerine getireceğini umuyoruz.

Yeni Türk Edebiyatı dergisinin çıkması ve devamlılığını sürdürmesi için yayınevimiz elbette bütün gücünü kullanacaktır. Ancak unutmamak gerekir ki  böyle bir dergiyi yaşatacak olan araştırmacıların desteğidir. Derginin araştırmacılar tarafından benimsenmesini diliyoruz. Sayfalarımız Yeni Türk Edebiyatı alanında çalışan bütün Türkologlara açıktır.

Yayınevimiz 1920 yılında Yahya Kemal’in öncülüğünde çıkmaya başlayan ve döneminin önde gelen bütün edebiyatçılarını toplayan Dergâh dergisinin adını taşımaktadır. Bu çizgiyi şimdi de bir edebiyat araştırmaları dergisinde devam ettirme teşebbüsündeyiz. Yeni Türk Edebiyatı’na uzun bir ömür dilerken Türk Edebiyatı araştırmalarında vazgeçilmez bir yer kazanmasını umuyor, hayırlı olması dileğiyle yayına başlıyoruz.

DERGÂH YAYINLARI

 

[*] “Makber ve Ölü”, Tevhid-i Efkâr”, 22, 28 Ağustos 1338/1920.

Yorum Kapalıdır.